T.C. Millî Eğitim Bakanlığı
 
ANA SAYFA İDARE PERSONEL OKULUMUZ KÖYÜMÜZ İLÇEMİZ RESİMLER AKTİVİTELER
OKUL-AİLE MUHTARLIK ÖĞRENCİLERİMİZ HABERLER DUYURULAR TEŞEKKÜR İLETİŞİM BİLGİ EDİNME
Ara
  • SİTE HARİTASI
  • KURUM TANITIM
  • REHBERLİK
  • ÖĞRENCİLERİMİZDEN
  • AKADEMİK TAKVİM
  • VİZYON & MİSYON
  • DOKUMANLAR
  • BAŞARILARIMIZ
  • ŞAİRİMİZ
  • ÖNEMLİ KİŞİLER
  • PLANLAR
  • SOSYAL KULÜPLER
  • BELİRLİ GÜNLER
  • LİNKLER
  • KÖŞE YAZILARI
  • WEB TASARIM EKİBİ
  • MAAŞ SORGU SİSTEMİ
  • BİRAZ DA EĞLENCE

BAĞLANTILAR

  • KAYSERİ MEB
  • YAHYALI MEB
  • YAHYALI HEM
  • DURMUŞ İNNECİ İ.Ö.O.
  • ÇUBUKLU İ.Ö.O.
  • ve DİĞER OKULLAR
  • SPONSOR FİRMAMIZ
  • DUYURU VE HABERLER
  • RESMİ YAZILAR
  • HİZMETİÇİ BAŞVURU
  • KAYSERİ RAM

BAKANLIK BAĞLANTILARI

  • ATATÜRK
  • MEB
  • İLSİS (Kurum)
  • İLSİS (Personel)
  • EĞİTEK
  • SINAVLAR
  • ATAMA
  • HABERLER
  • DUYURULAR
  • E-DERGİLER
  • OKULLAR
  • HİZMETİÇİ
  • MEB WEB SİTE
  • MEVZUAT
  • E-OKUL
  • RTÜK ÇOCUK

ÇOCUKTA GELİŞİM AŞAMALARI

0-6 YAŞ GELİŞİM AŞAMALARI
0-1 YAŞ
IYI ANNE-BABALARIN HATIRLAMASI GEREKEN ONEMLI NOKTALAR
* Butun cocuklar ilgi isterler
* Olumsuz davranislarından ziyade ,olumlu davranıslarını overek odullendirin
* Genel ovgulerden ziyade ovgunuzu belirli davranislara yoneltin.
* Cocuklarınızın iyi davrandıkları zamanı yakalamaya calısın ,onların bu davranısını odullendirin.
* Bazen olumsuz davranısın gosterilmemesi de odullendirilebilir.
* Her zaman koydugunuz kuralları takip edin.
* Tutarlı kurallar, cocugun ihtiyacı olan guven ,duzen ve kontrol hissini saglar,
* Anne -baba olarak birlikte hareket ettiginizi gosterin.
* Cocuklarınızın yerıne sorunlarını cozmeniz darginlik ve bagimlilik yaratır.
* Anne -baba mudahelesi gereken bir olayda problem cozme teknikleri kullanın
* Kızgınlık anında disiplin uygulamaya kalkmayın.
* Disiplini egitici olmak icin kullanın.
* Cocuklara tercih hakları vermek ,onların kendine guven ve kontrol hislerini arttırır.
BABACIGIM BU MEKTUPUM SANA
Senin sefkat plan ve ufuk ile dopdolu olan,bizden belkide sakladıgın dunyanı kesfetmeye calısıyorum. Halbuki icinde sakladıgın ,bazende bastırdıgın duygularını bana acsaydın ,gozlerımın icine bakıp ,gulumseyip basımı oksayıp ,bagrına bassaydın,Senin kiymetini buyuklugunu daha erken anlayacaktım.
Sevilmek ve sevildigimi hissetmek istiyorum.Sen bana sevgini gosterdikce, sana daha yakınlastım. Gordumki kalbin bizim sevgimiz ve gelecegimizle ilgili, ve dopdolu,
Beni dinlemeni ve bana kıymet verip sırdasım, arkadasım gibi olmani arzu ediyorum. İhtiyaclarim, ve sıkıntılarımı sana rahatca soyleyebılmeliyim. Dogru ve yanlısı ogrenmeli ve ikna olmalıyım.
Yoksa inanmadıgım emirlerini yapmakta zorlanıyorum.ve Bunlar bende kalıcı alıskanlıklar haline gelmiyor
Olculu sekilde elimi tuttun,cok fazla ve gereksiz iltifatlarda sımartmamaya ,otorite kurma ugruna gereksiz mesafa bırakmamaya gayret ettin.
İltifatların ve fircalarındakı olcu ve denge bana sarsılmaz bir karakter kazandırdı bir basarımı fark edip , iltifat etmen ,belki senin bir dakikani alıyor fakat onun mutlulugu ve ruzgarı beni omur boyu etkiliyor ve(babam soyle yapmıstı,demisti )diyerek bu kıymetli hediyeni omur boyu kullanıyorum.
Eger hatalarımı duzeltmek icin dayak yolunu secseydin korkar , siner, donuk bakıslı ,icine kapanık bir insan olur,sokaklarda belki kopru altlarına dogru yuvarlanır giderdim.
Ne olur gunde bir dakika bile olsa bana gulumseyerek basımı oksayarak beni kucaklarmısın.
BASARILI ANNE-BABA OLMAK ICIN GEREKLI  IPUCLARI
*Yetkiyi elinizde tutun
*Dusunun
*Soyledıgınız sey,kast ettiginiz sey olsun
*Becerilerinizi kulanin.
*Kurallar ve ilkeler kullanın
*Daha az konusun daha cok is yapın
*Beraber sorunlara cozum arayin
*Sabir tekrar ve israr kuralina uyun
*Sozcukleri dikkatli secin.
*Olumlu dusunme becerilerini gelistirin
*Cocugunuzun en iyi ozelliklerini ortaya cikarın
*Taktir edin ve yureklendirin.
*Sevginizi gosterin
*Yurekten dinleyin.Gercekci beklentilere girin
*Kardes sevgisini artirın
*Huzurlu bir ortam yaratın.
BUNLARI UNUTMAYIN
Sakin kalmanin sartlari
*Durun
*Cocuklaaranıza mesafe koyun.
*Derin nefes alın
*Sayı sayın
*Kendinizi tv de izler gibi izleyin
*Beklentilerinizi uyarlayın
*Dusuncelerinizi uyarlayın
*Kullanacaginiz beceriyi secin.bunu destekleyici bir yonteminiz daha olsun.
KENDİNİZE BAKMASSANİZ DİGER KİSİLERE NASİL BAKACAKSİNİZ?
*Standartlarınızı degistirin yada organize edin.
*Gerekli yerde hayır deyin.
*Yasaminizi basitlestirmak ıcın bazı gunluk aliskanliklar olusturun.
*İstediginiz seyi talep edin.
*Olumlu bir tavırla yaklasın
*Dogru yiyecekleri secin,ve egsersiz yapın
*Kendinizi oldugunuz gibi kabul edin.
*Kendinize hergun biraz zaman ayırın.
EVLILIGINIZE DIKKAT EDİN
*Evliliginize zaman ve caba harcayın uzerinde dusunun
*İyi yonlerini gorun,kotuleri goz ardi edin.
*Her gun iki guzel soz soyleyin.
*Birbirinizi 60 saniyelik kucaklasmayla karsılayın,
*Her hafta esinizle basbasa gecireceginiz bir zaman ayirin.
*İletisim kurarken sevgiyle yaklasın.

ANNE BABA OKULU
Gençlerin toplum içinde bize yaşattıkları olumsuzlukları gördükçe herkezin bu gençlerin ana-babalarını suçladıklarını görürsünüz. Hepimiz şu sözleri hep duyarız : Anne-babaları bu çocuklara hiç mi terbiye vermemiş? Bunların ailesi hiç mi ilgilenmiyor bunlarla, böyle sorumsuzca çocuk yetiştirilir mi hiç? Hep aile suçludur. Eğer onlar çocuklarına yeterli ve mükemmel eğitim verselerdi çocuklar böyle mi olurdu? Ah şu aileler yok mu, “saldım çayıra, mevlam kayıra” usuluyle hiç çocuk mu yetiştirilir? Evet okulda yöneticiler ve eğitimciler onları suçlar, politikacılar onları suçlar, kanun uygulayıcıları onları suçlarlar. Hep anne-babalar suçlanır. Suçlamak kolaydır önemli olan çözüm getirmektir. Anne-babalar suçlanıyor ama onların karşılaştıkları problerde onlara kim yardımcı olacak. Onlar neyi yanlış yaptıklarını, nasıl yapmaları gerektiğini nereden öğrenecekler!
“ Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak.” Konfüçyüs
Maalesef anne-babalar suçlanır ama eğitilmez. Her yıl milyonlarca genç çift, en zor meslek sayılan anne-babalığı üstlenir. Tümüyle aciz ve çaresiz bir bebekten, katılımcı, üretici, iş birliğini ve insanlara yardımı seven, vatanı için çalışmaya azimli insanlar yetiştirme sorumluluğunu yüklenir. Bundan daha zor ve özveri isteyen bir meslek var mıdır? Kaç anne-baba bu meslek için eğitilmiştir? Şu an çalıştığımız işlerimizi yapabilme adına her birimiz bir eğitimden geçmişizdir. Dört, beş yıllık fakulteleri bitirmeden hiçbir işin sertifikasını bizlere veremiyorlar ama anne-baba olma sertifikası almadan çocuklar yetitiriyoruz bunun sorumluluğunu kim taşıyacak, yalnızca anne-babalar mı?
Bu gün ergenlik çağına gelen binlerce genç kendilerine göre geçerli nedenler yüzünden anne-babalarını “işten atmışlardır”:
“Annem-babam benim yaşımdaki gençleri anlamıyor.”
“Her gece eve döndüğümde konferans dinlemekten bıktım.”
“Anne-babama hiçbir şey anlatmam. Anlatsam da anlamıyorlar.”
“Keşke annem-babam beni rahat bıraksa.”
“En kısa zamanda evden ayrılacağım. Her konuda sürekli başımın etini yemelerine dayanamıyorum.”
Bu çocukların anne-babaları, dile getirdikleri aşağıdaki sözcüklerle çocukları tarafından “işten kovulduklarının” farkına vardıklarını göstermişlerdir, artık onlar üzerinde tesir güçleri kalmamıştır.;
“On beş yaşındaki oğlumu artık hiç etkileyemiyorum.”
“Onunla uğraşmaktan artık vaz geçtim.”
“Nereye gittiğini, ne yaptığını anlatmıyor.Ona nerdeydin diyorum; beni ilgilendirmediğini söylüyor.”
“Bizimle konuşmuyor. Biz konuşmaya çalışınca; “rahat bırakın beni” diye çıkışıyor.
Neden bu kadar çok sayıda genç anne-babalarına “düşman” olarak görmeye başlıyor? Neden bugün evlerde kuşaklar arası ayrılık bu denli yaygın? Neden toplumumuzdaki anne-babalar ve çocuklar kelimenin tam anlamıyla birbiriyle savaşıyorlar? Ne yapmamız gerekiyor?
Seminerlerimizde “ilk çocuk sayesinde deneme-yanılma yoluyla anne-babalığı öğrendiğimizi, daha sonrakilerde aynı hatalı davranışları sergilemediğimizi” ifade ettiğimizde anne-babalar acı-acı gülümsüyor. Onların bu durumu bizi de derinden yaralıyor. Bu çalışmamızla toplumumuza sevgi dolu, mutlu, insanlarla barışık, sorumluluklarının bilincinde, ülkesi için çalışmaya azimli gençler yetişmesinde katkısağlayabilirsek, bahtiyar olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle böyle bir gayret içine girdik inşallah Allah bizi mahçup etmez.
ÇOCUKLARIMIZIN BİZİ NASIL MUTLU EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR,
FAKAT ONLARI NASIL MUTLU EDECEĞİMİZİ HİÇ DÜŞÜNMÜYORUZ.
Ah Ya Rabbi! Bu zamanda mesut insanlar ne kadarda azaldı. Kimi işinden kimi eşinden, kimi arkadaşından, kimi komşusundan şikayetçidir. Kimi para ve mevki peşinde koşmaktan, kimi falanca zengine kızmaktan kendini yer bitirir.
Eğer elimde olsaydı, mutsuz ve memnuniyetsiz insanlara çocuk yapmalarını yasaklardım. Kocasını sevmeyen kadın kendisine arkadaş olsun diye çocuk doğurur. Bir başkası “çocuğu yok” demesinler diye çocuk yapar. Kimi de “yaşlandığım zaman bana baksın” diye çocuk ister.
Hayal kırıklığına uğramış, hayatta umduğunu bulamamış kimseler, hayallerini gerçekleştirmek için çocuğu kullanırlar. “Benim yapamadığımı çocuğum yapacak, benim olamadığımı çocuğum olacak” derler.
Bence esas hata şuradadır. Biz; çocuklarımızın bizi nasıl mutlu edeceklerini düşünüyor, fakat onları nasıl mutlu edeceğimizi hiç düşünmüyoruz. Çocuğu istesin veya istemesin, sevsin veya sevmesin, bir sürü şeyler öğretiyoruz. Neden ? “Ne harika çocuğu var” desinler diye!
Ne olur! “çocuğunuzu ihtiraslarınıza kurban etmeyin!”
*BİR ANNEYE MEKTUPLAR adlı kitaptan
Hiç birimiz mükemmel değiliz; ama çoğu zaman başkalarından ve özellikle çocuklarımızdan mükemmel olmalarını isteriz.
Anne-Babanın görevi çocuğunu keşfetmek, onda olan yeteneklerin gelişmesini sağlamaktır; yoksa onu her yaptığından dolayı eleştirmek değil.
ANNE-BABALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN BAŞLICA NOKTALAR.
ÖNCE ÇOCUĞUNUZU İYİ TANIYIN !
Anne-babalar özellikle çocukları tanımalı, onları ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmelidir. Bu konuda kendi tutku ve arzularına göre değerlendirme yapmamalıdır. Çocukların çeşitli derslere olan yetenekleri ayrı ayrıdır. Her dersten aynı başarıyı beklemek, çocuğu kabiliyetinin olmadığı bir sahada zorlamak ve onu boşu-boşuna gerilim ve stres içine atmak demektir. Bu durumdaki bir çocuğun mutlu ve huzurlu olması mümkün değildir. Yetenekleri yeterince işlenen her insan mutlu olur. Mutlu olan her insanda başarılı bir yol tutturur. Fakat başarılı olan her insan mutlu değildir. Çocuklarımızın mutluluğu bizce her şeyden daha önemli olmalı

SON ÇOCUKLUKTA GELİŞİM (6-12 YAŞ)
Gelişimde her dönem kendine özgü ve belirli bedensel, zihinsel, duygusal ve toplumsal özellikleri taşır. Bireysel ayrılıklarla birlikte bu ortak özelliklerin bilinmesi bireyin eğitiminde izlenecek yolu belirler.
Bizde yaşlara göre bunları ele alacağız, böylece hangi yaş bizi ilgilendiriyorsa onu takip etmemiz daha kolay olacak.
6 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Günlük işlerde sorumluluk alır.
2- Oyunu kuralına göre oynar.
3- Başladığı işi bitirir.
4- Kişileri ve eşyaları paylaşır.
5- Büyüklerini memnun etmeye çalışır.
6- Kendinden küçüklere karşı koruyucudur.
7- Değişik arkadaşlar edinir.
8- Haksızlığa uğradığı zaman kendini savunur.
9- Adil olan cezayı kabul eder.
10- Korkularını söyler.
11- Kendisine yetişkin gibi davranılmasından hoşlanır.
12- Çok hızlı duygu değişiklikleri yaşar.
13- Meraklıdır
14- Heveslidir.
15- Affedicidir.
16- Alçak gönüllüdür.
17- Okula gitme macerasından hoşlanır.
18- Hala okul öncesi çocuğu özelliklerini gösterir.
• Dengesiz, kurala karşı, isyankar bir tutum
• Karar verme güçlüğü, bir şeyin olumlu ve olumsuz iki yüzü arasında hızla gelip gider.
7 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Mantıklıdır.
2- Yumuşak başlıdır.
3- Saçmalar.
4- Hüzünlüdür.
5- Hayalcidir.
6- Ben merkezcidir.
7- Toleraslıdır.
8- Sıkılgandır.
9- Yeteneklerini tekrar tekrar prova etmek ve geliştirmek ister.
10- Arkadaş canlısıdır.
11- Endişelidir.
12- Kendi dünyasının kontrolunu elinde tutmak ister.
13- Küçük düşmekten korkar.
14- Şikayet eder
15- Küser
16- Kendini eleştirir.
17- Bir şeyler biriktirir
18- Olayların iç yüzünü kavrayabilir.
19- Özveride bulunarak uzlaşır.
20- Çekingendir
21- Tanımadıkları ile iyi geçinemez
22- Üretkendir.
23- Harekete geçmeden önce çekimserdir.
24- İç dünyasında çok aktiftir.
25- Kendini başkasının yerine koyabilir.
26- Anne-babasının sevgisine gereksinim duyar.
27- Övünür.
8-9 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Daha çok bir yetişkine benzer.
2- Yeni fikirleri sever.
3- Gösteriden hoşlanır.
4- Barış severdir.
5- Coşkuludur.
6- Anne-babasına bağlıdır.
7- Giderek gelişen zekaya ve iç görüye sahiptir.
8- Dikkafalıdır.
9- Kendini ilgilendirmeyen konulara kulak misafiri olur.
10- Para ilgisini çeker.
11- Büyüyünce anne-babası gibi olmak ister.
12- Sevgisini gösterir.
13- Övülmeyi bekler
14- Güvenilmeyi ister.
15- Bağımsızlığının peşindedir.
16- Eleştiriseldir.
17- Karşı cinse karşıdır.
18- Motor becerileri gelişmiştir.
19- Terbiyelidir.
20- Başkalarını düşünür.
21- Kendini kontrol eder.
22- Kendine güvenir
23- Dağınıktır.
9-10 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Dost tavırlıdır.
2- Kendi düşünce ve davranışlarını tahlil edebilir.
3- Gergindir.
4- Unutkandır.
5- Neşelidir.
6- Kendine güvenir.
7- Güven duyabilir.
8- Dürüsttür
9- Gözlemcidir.
10- Arkadaşına uyar.
11- Anne-babaya gereksinimi vardır.
12- Bebeksi davranışlara geri döner.
13- Endişelidir.
14- Kolaylıkla cesareti kırılır.
15- Israrcıdır.
16- Kendini eleştirir.
17- Ev dışı etkinliklere bayılır.
18- Yeni ufuklar peşindedir.
19- Sporu sever.
20- Eli açıktır.
21- İçtendir.
22- Kuralları sever.
23- Kötü kelimeler kullanır.
24- Karşı cinse karşıdır.
25- Kendini harekete geçirir. Eski yeteneklerini geliştirir.
10-11 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Çocukluk dönemi bitişiyle tanışır.
2- Düşünmeden hareket eder.
3- Ağlamaklıdır.
4- Ne dediğini bilmez kararsızdır.
5- Grup tarafından kabul edilmek ister.
6- Duygusaldır.
7- Öfkelidir, çabuk kızar.
8- Kendinden küçükleri eleştirir.
9- İlginçtir.
10- Bir kahramana aşırı ilgi gösterir.
11- Sosyaldir.
12- Dikkatsizdir.
13- Konuşkandır.
14- Ahlak prensiplerine göre davranır.
15- Mereklıdır.
16- Gururludur.
17- Grup çalışmasına uyar.
18- Başarı peşindedir.
19- Uysaldır.
20- Doğal ve ani tepki gösterir.
11-12 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Huysuz, aksi ve geçimsizdir.
2- Anne-babadan ayrılmaya çalışır.
3- Rakat duramaz kıpır-kıpırdır.
4- Konuşkandır.
5- Gürültücüdür.
6- Sosyaldır.
7- Gülünçtür.
8- Caziptir.
9- Ergen gibi davranmak ister.
10- Duygu durumu hızlı değişir.
11- Kararsızdır.
12- Vicdanlıdır.
13- Sakardır.
14- Duygusaldır.
15- Taşkındır.
16- O mu bu mu diye sürekli düşünür.
17- Genellikle iyi karar verir.
18- Ben merkezcidir.
19- Mizahı sever.
20- Vericidir.
21- Taklitcidir.
22- Her şeyi para ile ölçer.
23- Bilgi vermekten hoşlanır.
24- Giyim ve davranışlarına özen göstermez.
25- Meraklıdır.
26- Rekabetçidir.
27- Eleştiriseldir.
28- Adil davranılmasını ister.
29- Anne-Babasının mükemmel olmadığını farketmeye başlar.
12-13 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ
1- Ergenliğe dönüşme başlar.
2- Büyük duygu salınımları görülür.
3- Bağımlılık, bağımsızlık tartışmaları başlar.
4- Mantıklı olmaya başlar.
5- Uzun süre sonra sonucunu alacağı şeyler yerine içinde bulunduğu anı değerlendirmek ister.
6- Yaşıtlarına bağlıdır.
7- Temiz olmaya başlar.
8- İyi olmak ister.
9- Arkadaşlarıyla bir arada olmaya heveslidir.
10- Bilgi için açtır.
11- Soyut düşünür.
12- Anne-babadan uzaklaşır.
• 12 yaşına doğru çocuk muhakeme yeteneğini çok defa aşırı bir derecede belli etmeye başlar. Her şeyi mesele yapabilir. Bu onun çevresinde yeni güçlüklerle karşılaşmasını sağlar. Kendine yapılan hizmetleri verilen sözleri eleştirir.
• Bu dönemden itibaren çocuk psikolejisi, erkek ve kadın psikolejisine terketmeye başlamaktadır. Birey artık çocukluktan çıkmakta kendi cinsel özelliklerine adaptasyon sancıları çekmektedir.
• Büyümenin kendisine sağladığı olanaklar karşısında yeni bir kişilik elde etme sorunu bu dönemin karakteristliğini oluşturur.

DESTEKLEDİKLERİMİZ

                                     

                              

Ana Sayfa | İdare | Personel | Okulumuz | Köyümüz | İlçemiz | Resimler | Aktiviteler | Okul-Aile | Muhtarlık | Öğrencilerimiz | Haberler | Duyurular | Teşekkür | İletişim | Bilgi Edinme |
Fethi DEMİRCİ ©2007 T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Karaköy İlköğretim Okulu Müdürlüğü Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (352) 614 11 21 Faks: 0 (352) 614 11 21  E-Posta: karakoyio15@mynet.com