0-6 YAŞ GELİŞİM AŞAMALARI 0-1 YAŞ IYI ANNE-BABALARIN HATIRLAMASI GEREKEN ONEMLI NOKTALAR * Butun cocuklar ilgi
isterler * Olumsuz
davranislarından ziyade ,olumlu davranıslarını overek odullendirin * Genel ovgulerden
ziyade ovgunuzu belirli davranislara yoneltin. * Cocuklarınızın iyi
davrandıkları zamanı yakalamaya calısın ,onların bu davranısını odullendirin. * Bazen olumsuz
davranısın gosterilmemesi de odullendirilebilir. * Her zaman koydugunuz
kuralları takip edin. * Tutarlı kurallar,
cocugun ihtiyacı olan guven ,duzen ve kontrol hissini saglar, * Anne -baba olarak
birlikte hareket ettiginizi gosterin. * Cocuklarınızın yerıne
sorunlarını cozmeniz darginlik ve bagimlilik yaratır. * Anne -baba mudahelesi
gereken bir olayda problem cozme teknikleri kullanın * Kızgınlık anında
disiplin uygulamaya kalkmayın. * Disiplini egitici
olmak icin kullanın. * Cocuklara tercih
hakları vermek ,onların kendine guven ve kontrol hislerini arttırır. BABACIGIM BU MEKTUPUM SANA Senin sefkat plan ve
ufuk ile dopdolu olan,bizden belkide sakladıgın dunyanı kesfetmeye
calısıyorum. Halbuki icinde sakladıgın ,bazende bastırdıgın duygularını bana
acsaydın ,gozlerımın icine bakıp ,gulumseyip basımı oksayıp ,bagrına
bassaydın,Senin kiymetini buyuklugunu daha erken anlayacaktım. Sevilmek ve sevildigimi
hissetmek istiyorum.Sen bana sevgini gosterdikce, sana daha yakınlastım.
Gordumki kalbin bizim sevgimiz ve gelecegimizle ilgili, ve dopdolu, Beni dinlemeni ve bana
kıymet verip sırdasım, arkadasım gibi olmani arzu ediyorum. İhtiyaclarim, ve
sıkıntılarımı sana rahatca soyleyebılmeliyim. Dogru ve yanlısı ogrenmeli ve
ikna olmalıyım. Yoksa inanmadıgım
emirlerini yapmakta zorlanıyorum.ve Bunlar bende kalıcı alıskanlıklar haline
gelmiyor Olculu sekilde elimi
tuttun,cok fazla ve gereksiz iltifatlarda sımartmamaya ,otorite kurma ugruna
gereksiz mesafa bırakmamaya gayret ettin. İltifatların ve
fircalarındakı olcu ve denge bana sarsılmaz bir karakter kazandırdı bir
basarımı fark edip , iltifat etmen ,belki senin bir dakikani alıyor fakat
onun mutlulugu ve ruzgarı beni omur boyu etkiliyor ve(babam soyle yapmıstı,demisti
)diyerek bu kıymetli hediyeni omur boyu kullanıyorum. Eger hatalarımı
duzeltmek icin dayak yolunu secseydin korkar , siner, donuk bakıslı ,icine
kapanık bir insan olur,sokaklarda belki kopru altlarına dogru yuvarlanır
giderdim. Ne olur gunde bir
dakika bile olsa bana gulumseyerek basımı oksayarak beni kucaklarmısın. BASARILI ANNE-BABA OLMAK ICIN GEREKLI IPUCLARI *Yetkiyi elinizde tutun *Dusunun *Soyledıgınız sey,kast
ettiginiz sey olsun *Becerilerinizi kulanin. *Kurallar ve ilkeler
kullanın *Daha az konusun daha
cok is yapın *Beraber sorunlara
cozum arayin *Sabir tekrar ve israr
kuralina uyun *Sozcukleri dikkatli
secin. *Olumlu dusunme
becerilerini gelistirin *Cocugunuzun en iyi
ozelliklerini ortaya cikarın *Taktir edin ve
yureklendirin. *Sevginizi gosterin *Yurekten dinleyin.Gercekci
beklentilere girin *Kardes sevgisini
artirın *Huzurlu bir ortam
yaratın. BUNLARI UNUTMAYIN Sakin kalmanin sartlari *Durun *Cocuklaaranıza mesafe
koyun. *Derin nefes alın *Sayı sayın *Kendinizi tv de izler
gibi izleyin *Beklentilerinizi
uyarlayın *Dusuncelerinizi
uyarlayın *Kullanacaginiz
beceriyi secin.bunu destekleyici bir yonteminiz daha olsun. KENDİNİZE BAKMASSANİZ DİGER KİSİLERE NASİL
BAKACAKSİNİZ? *Standartlarınızı
degistirin yada organize edin. *Gerekli yerde hayır
deyin. *Yasaminizi
basitlestirmak ıcın bazı gunluk aliskanliklar olusturun. *İstediginiz seyi talep
edin. *Olumlu bir tavırla
yaklasın *Dogru yiyecekleri
secin,ve egsersiz yapın *Kendinizi oldugunuz
gibi kabul edin. *Kendinize hergun biraz
zaman ayırın. EVLILIGINIZE DIKKAT EDİN *Evliliginize zaman ve
caba harcayın uzerinde dusunun *İyi yonlerini gorun,kotuleri
goz ardi edin. *Her gun iki guzel soz
soyleyin. *Birbirinizi 60
saniyelik kucaklasmayla karsılayın, *Her hafta esinizle
basbasa gecireceginiz bir zaman ayirin. *İletisim kurarken
sevgiyle yaklasın.
ANNE BABA OKULU Gençlerin toplum
içinde bize yaşattıkları olumsuzlukları gördükçe herkezin bu gençlerin
ana-babalarını suçladıklarını görürsünüz. Hepimiz şu sözleri hep duyarız :
Anne-babaları bu çocuklara hiç mi terbiye vermemiş? Bunların ailesi hiç mi
ilgilenmiyor bunlarla, böyle sorumsuzca çocuk yetiştirilir mi hiç? Hep aile
suçludur. Eğer onlar çocuklarına yeterli ve mükemmel eğitim verselerdi
çocuklar böyle mi olurdu? Ah şu aileler yok mu, “saldım çayıra, mevlam
kayıra” usuluyle hiç çocuk mu yetiştirilir? Evet okulda yöneticiler ve
eğitimciler onları suçlar, politikacılar onları suçlar, kanun uygulayıcıları
onları suçlarlar. Hep anne-babalar suçlanır. Suçlamak kolaydır önemli olan
çözüm getirmektir. Anne-babalar suçlanıyor ama onların karşılaştıkları
problerde onlara kim yardımcı olacak. Onlar neyi yanlış yaptıklarını, nasıl
yapmaları gerektiğini nereden öğrenecekler! “ Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak.”
Konfüçyüs Maalesef anne-babalar
suçlanır ama eğitilmez. Her yıl milyonlarca genç çift, en zor meslek sayılan
anne-babalığı üstlenir. Tümüyle aciz ve çaresiz bir bebekten, katılımcı,
üretici, iş birliğini ve insanlara yardımı seven, vatanı için çalışmaya
azimli insanlar yetiştirme sorumluluğunu yüklenir. Bundan daha zor ve özveri
isteyen bir meslek var mıdır? Kaç anne-baba bu meslek için eğitilmiştir? Şu
an çalıştığımız işlerimizi yapabilme adına her birimiz bir eğitimden
geçmişizdir. Dört, beş yıllık fakulteleri bitirmeden hiçbir işin
sertifikasını bizlere veremiyorlar ama anne-baba olma sertifikası almadan
çocuklar yetitiriyoruz bunun sorumluluğunu kim taşıyacak, yalnızca
anne-babalar mı? Bu gün ergenlik çağına
gelen binlerce genç kendilerine göre geçerli nedenler yüzünden
anne-babalarını “işten atmışlardır”: “Annem-babam benim
yaşımdaki gençleri anlamıyor.” “Her gece eve
döndüğümde konferans dinlemekten bıktım.” “Anne-babama hiçbir şey
anlatmam. Anlatsam da anlamıyorlar.” “Keşke annem-babam beni
rahat bıraksa.” “En kısa zamanda evden
ayrılacağım. Her konuda sürekli başımın etini yemelerine dayanamıyorum.” Bu çocukların
anne-babaları, dile getirdikleri aşağıdaki sözcüklerle çocukları tarafından
“işten kovulduklarının” farkına vardıklarını göstermişlerdir, artık onlar
üzerinde tesir güçleri kalmamıştır.; “On beş yaşındaki
oğlumu artık hiç etkileyemiyorum.” “Onunla uğraşmaktan
artık vaz geçtim.” “Nereye gittiğini, ne
yaptığını anlatmıyor.Ona nerdeydin diyorum; beni ilgilendirmediğini
söylüyor.” “Bizimle konuşmuyor.
Biz konuşmaya çalışınca; “rahat bırakın beni” diye çıkışıyor. Neden bu kadar çok
sayıda genç anne-babalarına “düşman” olarak görmeye başlıyor? Neden bugün
evlerde kuşaklar arası ayrılık bu denli yaygın? Neden toplumumuzdaki
anne-babalar ve çocuklar kelimenin tam anlamıyla birbiriyle savaşıyorlar? Ne
yapmamız gerekiyor? Seminerlerimizde “ilk
çocuk sayesinde deneme-yanılma yoluyla anne-babalığı öğrendiğimizi, daha
sonrakilerde aynı hatalı davranışları sergilemediğimizi” ifade ettiğimizde
anne-babalar acı-acı gülümsüyor. Onların bu durumu bizi de derinden
yaralıyor. Bu çalışmamızla toplumumuza sevgi dolu, mutlu, insanlarla
barışık, sorumluluklarının bilincinde, ülkesi için çalışmaya azimli gençler
yetişmesinde katkısağlayabilirsek, bahtiyar olacağız. Bu duygu ve
düşüncelerle böyle bir gayret içine girdik inşallah Allah bizi mahçup etmez.
ÇOCUKLARIMIZIN BİZİ NASIL MUTLU EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR,
FAKAT ONLARI NASIL MUTLU EDECEĞİMİZİ HİÇ DÜŞÜNMÜYORUZ.
Ah Ya Rabbi! Bu zamanda
mesut insanlar ne kadarda azaldı. Kimi işinden kimi eşinden, kimi
arkadaşından, kimi komşusundan şikayetçidir. Kimi para ve mevki peşinde
koşmaktan, kimi falanca zengine kızmaktan kendini yer bitirir. Eğer elimde olsaydı,
mutsuz ve memnuniyetsiz insanlara çocuk yapmalarını yasaklardım. Kocasını
sevmeyen kadın kendisine arkadaş olsun diye çocuk doğurur. Bir başkası
“çocuğu yok” demesinler diye çocuk yapar. Kimi de “yaşlandığım zaman bana
baksın” diye çocuk ister. Hayal kırıklığına
uğramış, hayatta umduğunu bulamamış kimseler, hayallerini gerçekleştirmek
için çocuğu kullanırlar. “Benim yapamadığımı çocuğum yapacak, benim
olamadığımı çocuğum olacak” derler. Bence esas hata
şuradadır. Biz; çocuklarımızın bizi nasıl mutlu edeceklerini düşünüyor,
fakat onları nasıl mutlu edeceğimizi hiç düşünmüyoruz. Çocuğu istesin veya
istemesin, sevsin veya sevmesin, bir sürü şeyler öğretiyoruz. Neden ? “Ne
harika çocuğu var” desinler diye! Ne olur! “çocuğunuzu
ihtiraslarınıza kurban etmeyin!” *BİR ANNEYE MEKTUPLAR adlı kitaptan Hiç birimiz mükemmel
değiliz; ama çoğu zaman başkalarından ve özellikle çocuklarımızdan mükemmel
olmalarını isteriz. Anne-Babanın görevi
çocuğunu keşfetmek, onda olan yeteneklerin gelişmesini sağlamaktır; yoksa
onu her yaptığından dolayı eleştirmek değil. ANNE-BABALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN BAŞLICA NOKTALAR. ÖNCE ÇOCUĞUNUZU İYİ TANIYIN ! Anne-babalar özellikle
çocukları tanımalı, onları ilgi ve yetenekleri doğrultusunda
yönlendirmelidir. Bu konuda kendi tutku ve arzularına göre değerlendirme
yapmamalıdır. Çocukların çeşitli derslere olan yetenekleri ayrı ayrıdır. Her
dersten aynı başarıyı beklemek, çocuğu kabiliyetinin olmadığı bir sahada
zorlamak ve onu boşu-boşuna gerilim ve stres içine atmak demektir. Bu
durumdaki bir çocuğun mutlu ve huzurlu olması mümkün değildir. Yetenekleri
yeterince işlenen her insan mutlu olur. Mutlu olan her insanda başarılı bir
yol tutturur. Fakat başarılı olan her insan mutlu değildir. Çocuklarımızın
mutluluğu bizce her şeyden daha önemli olmalı
SON ÇOCUKLUKTA GELİŞİM
(6-12 YAŞ) Gelişimde her dönem
kendine özgü ve belirli bedensel, zihinsel, duygusal ve toplumsal
özellikleri taşır. Bireysel ayrılıklarla birlikte bu ortak özelliklerin
bilinmesi bireyin eğitiminde izlenecek yolu belirler. Bizde yaşlara göre
bunları ele alacağız, böylece hangi yaş bizi ilgilendiriyorsa onu takip
etmemiz daha kolay olacak. 6 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Günlük işlerde
sorumluluk alır. 2- Oyunu kuralına göre
oynar. 3- Başladığı işi
bitirir. 4- Kişileri ve eşyaları
paylaşır. 5- Büyüklerini memnun
etmeye çalışır. 6- Kendinden küçüklere
karşı koruyucudur. 7- Değişik arkadaşlar
edinir. 8- Haksızlığa uğradığı
zaman kendini savunur. 9- Adil olan cezayı
kabul eder. 10- Korkularını söyler. 11- Kendisine yetişkin
gibi davranılmasından hoşlanır. 12- Çok hızlı duygu
değişiklikleri yaşar. 13- Meraklıdır 14- Heveslidir. 15- Affedicidir. 16- Alçak gönüllüdür. 17- Okula gitme
macerasından hoşlanır. 18- Hala okul öncesi
çocuğu özelliklerini gösterir. • Dengesiz, kurala
karşı, isyankar bir tutum • Karar verme güçlüğü,
bir şeyin olumlu ve olumsuz iki yüzü arasında hızla gelip gider. 7 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Mantıklıdır. 2- Yumuşak başlıdır. 3- Saçmalar. 4- Hüzünlüdür. 5- Hayalcidir. 6- Ben merkezcidir. 7- Toleraslıdır. 8- Sıkılgandır. 9- Yeteneklerini tekrar
tekrar prova etmek ve geliştirmek ister. 10- Arkadaş canlısıdır. 11- Endişelidir. 12- Kendi dünyasının
kontrolunu elinde tutmak ister. 13- Küçük düşmekten
korkar. 14- Şikayet eder 15- Küser 16- Kendini eleştirir. 17- Bir şeyler
biriktirir 18- Olayların iç yüzünü
kavrayabilir. 19- Özveride bulunarak
uzlaşır. 20- Çekingendir 21- Tanımadıkları ile
iyi geçinemez 22- Üretkendir. 23- Harekete geçmeden
önce çekimserdir. 24- İç dünyasında çok
aktiftir. 25- Kendini başkasının
yerine koyabilir. 26- Anne-babasının
sevgisine gereksinim duyar. 27- Övünür. 8-9 YAŞ ÇOCUĞUNUN
DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Daha çok bir
yetişkine benzer. 2- Yeni fikirleri
sever. 3- Gösteriden hoşlanır. 4- Barış severdir. 5- Coşkuludur. 6- Anne-babasına
bağlıdır. 7- Giderek gelişen
zekaya ve iç görüye sahiptir. 8- Dikkafalıdır. 9- Kendini
ilgilendirmeyen konulara kulak misafiri olur. 10- Para ilgisini
çeker. 11- Büyüyünce
anne-babası gibi olmak ister. 12- Sevgisini gösterir. 13- Övülmeyi bekler 14- Güvenilmeyi ister. 15- Bağımsızlığının
peşindedir. 16- Eleştiriseldir. 17- Karşı cinse
karşıdır. 18- Motor becerileri
gelişmiştir. 19- Terbiyelidir. 20- Başkalarını
düşünür. 21- Kendini kontrol
eder. 22- Kendine güvenir
23- Dağınıktır. 9-10 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Dost tavırlıdır. 2- Kendi düşünce ve
davranışlarını tahlil edebilir. 3- Gergindir. 4- Unutkandır. 5- Neşelidir. 6- Kendine güvenir. 7- Güven duyabilir. 8- Dürüsttür 9- Gözlemcidir. 10- Arkadaşına uyar. 11- Anne-babaya
gereksinimi vardır. 12- Bebeksi
davranışlara geri döner. 13- Endişelidir. 14- Kolaylıkla cesareti
kırılır. 15- Israrcıdır. 16- Kendini eleştirir. 17- Ev dışı
etkinliklere bayılır. 18- Yeni ufuklar
peşindedir. 19- Sporu sever. 20- Eli açıktır. 21- İçtendir. 22- Kuralları sever. 23- Kötü kelimeler
kullanır. 24- Karşı cinse
karşıdır. 25- Kendini harekete
geçirir. Eski yeteneklerini geliştirir. 10-11 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Çocukluk dönemi
bitişiyle tanışır. 2- Düşünmeden hareket
eder. 3- Ağlamaklıdır. 4- Ne dediğini bilmez
kararsızdır. 5- Grup tarafından
kabul edilmek ister. 6- Duygusaldır. 7- Öfkelidir, çabuk
kızar. 8- Kendinden küçükleri
eleştirir. 9- İlginçtir. 10- Bir kahramana aşırı
ilgi gösterir. 11- Sosyaldir. 12- Dikkatsizdir. 13- Konuşkandır. 14- Ahlak prensiplerine
göre davranır. 15- Mereklıdır. 16- Gururludur. 17- Grup çalışmasına
uyar. 18- Başarı peşindedir. 19- Uysaldır. 20- Doğal ve ani tepki
gösterir. 11-12 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Huysuz, aksi ve
geçimsizdir. 2- Anne-babadan
ayrılmaya çalışır. 3- Rakat duramaz
kıpır-kıpırdır. 4- Konuşkandır. 5- Gürültücüdür. 6- Sosyaldır. 7- Gülünçtür. 8- Caziptir. 9- Ergen gibi davranmak
ister. 10- Duygu durumu hızlı
değişir. 11- Kararsızdır. 12- Vicdanlıdır. 13- Sakardır. 14- Duygusaldır. 15- Taşkındır. 16- O mu bu mu diye
sürekli düşünür. 17- Genellikle iyi
karar verir. 18- Ben merkezcidir. 19- Mizahı sever. 20- Vericidir. 21- Taklitcidir. 22- Her şeyi para ile
ölçer. 23- Bilgi vermekten
hoşlanır. 24- Giyim ve
davranışlarına özen göstermez. 25- Meraklıdır. 26- Rekabetçidir. 27- Eleştiriseldir. 28- Adil davranılmasını
ister. 29- Anne-Babasının
mükemmel olmadığını farketmeye başlar. 12-13 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ 1- Ergenliğe dönüşme
başlar. 2- Büyük duygu
salınımları görülür. 3- Bağımlılık,
bağımsızlık tartışmaları başlar. 4- Mantıklı olmaya
başlar. 5- Uzun süre sonra
sonucunu alacağı şeyler yerine içinde bulunduğu anı değerlendirmek ister. 6- Yaşıtlarına
bağlıdır. 7- Temiz olmaya başlar. 8- İyi olmak ister. 9- Arkadaşlarıyla bir
arada olmaya heveslidir. 10- Bilgi için açtır. 11- Soyut düşünür. 12- Anne-babadan
uzaklaşır. • 12 yaşına doğru çocuk
muhakeme yeteneğini çok defa aşırı bir derecede belli etmeye başlar. Her
şeyi mesele yapabilir. Bu onun çevresinde yeni güçlüklerle karşılaşmasını
sağlar. Kendine yapılan hizmetleri verilen sözleri eleştirir. • Bu dönemden itibaren
çocuk psikolejisi, erkek ve kadın psikolejisine terketmeye başlamaktadır.
Birey artık çocukluktan çıkmakta kendi cinsel özelliklerine adaptasyon
sancıları çekmektedir. • Büyümenin kendisine
sağladığı olanaklar karşısında yeni bir kişilik elde etme sorunu bu dönemin
karakteristliğini oluşturur.