ANA SÜTÜNÜN ÜSTÜNLÜĞÜ
Öğretmen, öğrenciye sormuş :
-Yeni doğan çocuklar için ana sütü niçin inek sütünden daha yararlıdır?
Öğrenci hiç duraksamadan cevabı yapıştırmış :
-Ana sütü bir kere çok daha lezzetlidir.Ekşime mekşime yapmaz.Kedi
içmez.Taşınması daha kolaydır.
Üstelik ambalajı da çok nefistir!
BABA
Birinci sınıfa başlayan çocuklara öğretmen, babalarının mesleklerini
soruyordu :
-Söyle bakalım Tuna, baban ne iş yapıyor?
Tuna :
-Otobüsleri kaldırıyor efendim, dedi.
Bir sıra önde oturan bir çocuk yanındaki arkadaşına yavaşça sordu :
-Pekiyi anlayamadım, neymiş babası?
Arkadaşı büyük bir saflıkla cevap verdi :
-Vinçmiş, vinç!
BAŞKA KIZARTSIN
Topkapı Merter'de Hundai'nin en büyük servislerinden olan Adilce Hundai
Servisi'nin sahiplerindenAlaaddin'in çok yaramaz bir oğlu vardı.Ahmet, o
kadar yaramazdı ki babası Alaaddin Bey, onu psikiyatriste getirmek zorunda
kalır.Doktor, çocuğu inceler, babasına durumu bildirir.Ona,
"mutlaka oğlunun her dediğini yapmak gerektiğinin şart olduğunu"
anlatır.Başka türlü çocuğunun düzelmeyeceğine inanan Aladdin Bey Ahmet'in
her dediğini yapar.Cin gibi akıllı fakat çok yaramazolan Ahmet, o gün:
-Solucan isterim, diye tutturur.
Alaaddin Bey, kömürlüğe iner.Nemli bir köşeden iğrenerek bir solucan bulur
ve Ahmet'e getirir.
-Anneee!Bunu pişir, diye bağırır, çocuk annesine.Kadıncağız da iğrenerek,
tiksinerek solucanı olduğu gibi pişirir.Bir tabağa koyarak Ahmet'in önüne
getirir.Ahmet, gözleri parlayarak tabaktakisolucana bakar.Karşısında
gazetesini okumakta olan babasını çağırıp :
-Baba,bu solucanın yarısını sen ye, yarısınıda ben yiyeceğim, der.Alaaddin
Bey:
-Oğlum, hiç solucan yenilir mi, demeye fırsat bulamadan Ahmet bağırmaya,
sinir krizleri geçirmeye başlar.Alaaddin Bey:
-Tamam, tamam, demek zorunda kalır.Masaya oturur.İçinden doktora kızarak,
lanetler yağdırarak gözlerini kapayıp, kan ter içinde bir lokmada solucanın
yarısını yutar.Sonra midesi bozulmuş şekilde kusmaya giderken çocuk arkadan
yine bağırır :
-Üüüü!Sen benim yemek istediğim tarafı yedin.Bu taraf senindi.Sen bu
tarafıda ye annem bana başka kızartsın
BU NE
Bir ana okulunda öğretmen çocuklara paraları öğretmek istiyordu.Cebinden bir
25 kuruş çıkarıp gösterdi :
-Bilin bakalım bu ne?
Ön sırada oturan küçük bir çocuk çabucak cevap verdi :
-Tura!...
BU SORUYU GEÇEYİM
Öğrencinin biri sınavda soruları yanıtlamak için zar atıyormuş 1 gelirse A
iki gelirse B...5 gelirse E şıkkını işretliyormuş. 6 geldiği zaman tekrara
zar atıyormuş. Bir atmış altı gelmiş, bir daha atmış yine altı gelmiş, bir
kaç defa daha atmış yine altı gelince :
-Bu soru çok zor bu soruyu geçeyim, demiş.
CEVAP
Öğretmen Ali'ye sorar :
-Söyle bakalım Ali, sütün bozulmaması için ne yapmalıyız?
-Sütü sağmayıp ineğin memesinde bırakmalıyız öğretmenim.
ÇALMAK FİİLİ
Ali okula geç kalır. Öğretmen Ali'yi cezalandıracaktır. Ali'ye derki :
-Soracağım soruyu doğru bilirsen affedeceğim. Ali söyle bakayım.Çalmak
fiilinin gelecek zamanı nedir?
Ali cin gibi hemen atılır :
-Hapse girmektir öğretmenim.
DAHA ÇOK İSTİYOR...
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı : NT>
-Oğlum ne oldu gözüne?Düştün mü yoksa? -Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan'la
dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha!Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek
vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi merakla sordu :
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!
DENİZ
Küçük Ayhan'la Mine konuşuyorlardı :
-Nehirler nereye dökülür.
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz.Denizin dibi sünger dolu.Suyu onlar çekiyor
EVCİL HAYVANLAR
Öğretmen :
-Evcil hayvanların başlıcalarını say bakalım! Çocuk biraz düşündükten sonra
cevap verdi:
-Kedi, köpek, fare, tahtakurusu, pire, sinek!
DÜŞÜNÜŞ BİÇİMİ
Matematik öğretmeni ilkokul çocuklarına sormuş :
-Ağaçta 5 kuş var.Birini vurdum kaç kaldı.
Ahmet hemen :
-Hiç kalmaz.Çünkü sesten hepsi uçar, demiş. Öğretmeni bunun üzerine :
-Olmaz öyle şey, diye cevap vermiş.
Burası matematik dersi.5 taneden biri vurulursa 4 tane kalır.Ama düşünüş
biçimini beğendim. Ahmet fena halde hırslanmış :
-Bende birşey sorabilirmiyim öğretmenim, demiş. Sor bakalım.
-3 kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak, biri emerek yiyiyor.Bunlardan
hangisi evli. Öğretmen kızarıp bozarmış.Sonunda :
-Bilemem, demiş.
-Emen mi?
Ahmet cevabı yapıştırmış :
-Yoo, parmağında alyansı olan.Ama düşünüş biçiminizi beğendim.
DOKTORUN İYİSİ
Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde
kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası :
-İyii ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor
olduğundan emin misin?
Kadın :
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...
FİL SÜTÜ
İki arkadaş teneffüste konuşuyorlardı :
-Bugün bir bebek gördüm, fil sütü içerek bir haftada yedi kilo almış.
-Çok tuhaf.Kimin bebeğiymiş bu.
-Filin!...
HAKSIZLIK
Öğretmen, iki öğrencisine kızar ve ellişer kez adlarını yazmalarını
söyler.Öğrencilerden biri bu karara itiraz eder :
-Öğretmenim, bu haksızlık olur.
-Neden haksızlık olurmuş?
-Onun adı Ali, benimki ise Abdurrahman.
HANGİ EŞEK
Öğretmen :
-Söyle bakalım, dün okula geleceğin yerde, hangi eşekle sokaklarda
dolaştın?
Çocuk :
-Oğlunuzla efendim.
HANGİ KASLAR?
Yaşlı bir öğretmen, Fen Bilgisi dersinde kasları anlatıyordu.Bir ara
öğrencilerden birine şu soruyu sordu :
-Şimdi ben boks yapsam hangi kaslar çalışır?
Çocuk sakin sakin cevap verdi :
-İzleyenlerin gülme kasları öğretmenim!
HARFİN ADI
Birinci sınıf öğretmeni öğrencilerden birine sordu :
-Bu harfin adı ne?
Üzülerek karşılık verdi çocuk :
-Harfi tanıyorum ama, adı bir türlü aklıma gelmiyor...
HEPSİ BİRDEN
Oymakbeyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini
anlatmaya çalışıyordu :
-Bakın çocuklar, dedi.Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı
olmalıdır.Hastalara...Yaşlılara...Muhtaçlara...Her sabah okula geldiğiniz
zaman size birgün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım.Tamam mı?
Ertesi sabah Oymakbeyi çocukları toplayıp sordu :
-Söyleyin bakalım...Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan :
-Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı :
-Hepiniz mi?
-Evet efendim, hepimiz birden.
-Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi :
-Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!
HEPSİ BU KADAR MI?
Küçük Aylin'e teyzesi bir lira vermisti. Kücük kız bir şey demeden parayı
cebine attı. Bunun üzerine annesi söze karıştı.
-Aylin, teyzene ne demen lazım?
Aylin cevap vermedi. Anne bunun uzerine yardım etmek istedi.
-Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum? Birden gözleri parlayan Aylin
:
-Hepsi bu kadar mı? diye atıldı.
İSKAMBİL
Birinci sınıfta öğretmen kumarbazın oğluna elliye kadar saymasını söyledi.
Çocuk saymaya başladı :
-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, vale, kız, papaz...
İYİ BİŞEY
Öğretmeni Ali'ye sorar :
-Bugün hiç iyi bişey yaptın mı?
-Evet. Köpeğimle iki yaşlı kadını korkuttum. Böylece tramvaya
yetişebildiler.
KARMAKARIŞIK
Öğretmen Ali'ye sordu :
-Oğlum dünyanın şekli nasıldır?Daire mi?Elips mi?
Ali :
-Babam dünyanın karmakarışık olduğunu söylüyor hocam.
KAFAMDA KIRDI
Eyüp Otakçılar Lisesinde öğretmen ve idareci olan Rizeli Zeki Bey (Zeki Baki
Uzun) her sabah okula geç kalınca, arkadaşları onunla dalga
geçerler.Kızdırırlar.Müdür başyardımcısı olan arkadaşı İnci Hanım da ona
kolaylık göstererek :
-Zeki Bey, çalar saat al, çalar saat, deyince Zeki beyde çalar saat alır.
Zeki Bey ertesi günü okula erkenden gelince arkadaşı olan Mehmet Bey ona :
-Bak gördün mü?Çalar saat alınca nasıl erken geldin?dedi.Zeki bey dayanamadı
ve cevap verdi :
-Yaaa!Sen gelde bir kafama sor.Zil çalıp ben yine uyanmayınca yengen onu
kafamda kırdı da ondan erken kalktım.
KARA BULUTLAR
Öğretmen Hayat Bilgisi dersinde bulutların yeryüzündeki suların
buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattıktan sonra ön sıralarda oturan
öğrencilerden birine şu soruyu sordu :
-Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur?
Çocuk düşündü , yutkundu, birşey diyemedi.Onun yanında oturan küçük kız
çocuğu parmak kaldırarak şu cevabı verdi :
-Kirli sulardan olur öğretmenim!..
KEÇİ YEDİ
Gülseren, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası yanına gelerek sordu
:
-Gülseren, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.
KESTİRME CEVAP
Bütünleme sınavına girmişti Yılmaz.Akşam evde babası sınavının nasıl
geçtiğini sordu :
-Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?
-Evet babacığım... Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.
-Peki, ne cevaplar verdin bakalım?
-Bilmiyorum, dedim babacığım!...
KAZAN
Bir çocuk bir gün derse kazan
getirmiş. Sormuslar bu kazanı napacan demişler o da demis ki :
-Dersi kaynatacam...
MANTIK YOLU
Öğrenci sınıfa yeni gelmişti.İkinci günü öğretmenine sordu :
-Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?
-Olur mu evladım, dedi öğretmen.Yapmadınsa ceza da olmaz.Niye sordun bunu?
-Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz
sanıyordum!
KİM KİMİ GÖRMEYECEK
Ders yılı sonunda sınıfta kalan öğrencilerden biriyle öğretmen arasında şu
konuşma geçti.
Öğretmen :
-Bir daha sınıfta kaldığını görmeyeceğim, anladın mı?
Öğrenci :
-İstifa mı ediyorsunuz, öğretmenim?
KÖY YERİNDE
Şehirde doğma büyüme genç bir ilkokul öğretmeni uzak bir dağ köyüne
atanmıştı.Buzdolabından, soğuk hava depolarından söz ediyordu.Çocuklardan
birini kaldırdı ve şu soruyu sordu :
-Koyun etini, kokutmadan uzun süre saklamanın yolu nedir?
Çocuk bakmış ki öğretmenin anlattıklarıyla kendii yaşayışları birbirine
benzemiyor, ne desin...
-Köy yerinde öğretmenim, en iyisi koyunu sağ bırakmalı.
MATEMATİK CİDDİYETİ
Musevi ailesinin en büyük derdi 10 yaşlarındaki çocuklarının matematikten
sürekli "0" getirmesiymiş.Sıkıştırmışlar olmamış, ders aldırmışlar
olmamış.Son çare, bir Katolik okuluna kaydettirmişler.Çocuk bir süre sonra
matematik notunu düzeltmiş, sürekli 10 getirmeye başlamış.Peki ne oldu da bu
çocuk böyle 180 derece dönüş yaptı?
Çocuk ısrarlı sorulara önce yanıt vermek istememiş.Sonunda bir gün gerçeği
itiraf etmiş :
-Okula girdiğim gün adamın birini "artı" işareti üzerine çivilediklerini
gördüm.O zaman bu işin ciddiyetini anladım...
MATEMATİK DERSİNDE
Öğretmen hayvanlardan söz ederken Nizami'ye bir soru sormuş :
-Dört ayaklı hayvanlardan birkaçının adını söylermisin?
Nizami çok kısa bir süre düşünmüş ve cevap vermeye başlamış :
-Bir at, bir kedi, bir köpek, iki tavuk...
Öğretmen sözünü kesmiş :
-İki tavuk mu dedin?Ne ilgisi var konumuzla?
-Nizami cevap vermiş :
-İki tavuğun dört ayağı yok mu?
NASIL ÖĞRENMİŞ
Küçük Mustafa ders çalışıyor, babası da köşesinde kahve içiyormuş.Bir aralık
Mustafa sormuş :
-Baba, elektirik nedir?
-Elektirik?...Elektirik, şey!...Vallahi, ben de bilmiyorum oğlum.Ne kötü her
gün görüp kullandığımız şey halbuki.
Mustafa boynunu bükmüş, tekrar çalışmaya koyulmuş.Bir zaman sonra tekrar
seslenmiş
-Baba!
-Ne var oğlum?
-Gök gürültüsü neden olur?
-Gök gürültüsü mü?Şey!Gök gürültüsü...Doğrusu ben de bilmiyorum...
Çocuk tekrar çalışmaya başlamış çaresiz.Biraz sonra tekrar seslenmiş :
-Baba!
Ardını getirmediği için babası merak etmiş :
-Ne vardı oğlum, birşey mi soracaktın?
-Hiç! deyip, boynunu bükmek zorunda kalmış çocuk.Babası devam etmiş
konuşmaya :
-Söyle bakalım, ne soracaktın?.
-Yoo...Öyle pısırıklık etme, sor oğlum, sor!Ben hayatta bütün öğrendiklerimi
sora sora öğrendim.
NE BİLSİN?
Yan yana iki villannın ilkokul birinci sınıfa giden biri kız, diğeri erkek
iki çocuğu, kendi aralarında konuşuyorlardı :
-Büyüyünce benimle evlenirmisin?
-Hayır evlenmem!Bizim ailede akrabalar hep kendi aralarında
evleniyorlar.Baksana, annem babamla evli, büyükannem, büyükbabamla
...Teyzemle eniştemle!...
NE ZAMAN AT DİYORLAR
Birinci sınıf öğrencisi okuldan dönünce annesine :
-Bugün öğretmen bize atlardan söz etti.Ama ben atın ne olduğunu hala
anlayamadım, dedi.
-Neden?diye sordu annesi.
-Öğretmen 'Atın yavrusuna tay, dişisine kısrak, erkeğine aygır derler,
dedi.
-Bunda anlaşılmayacak ne var çocuğum?
-Peki anneciğim, ne zaman ata at diyorlar?
NİÇİN ÇALIŞIYORLAR
Küçük Ali babasına sordu :
-Babacığım, insanlar niçin bu kadar çok çalışıyor?
-Ekmek parası için...diye karşılık verdi babası.
-Peki, öyleyse fırıncılar niçin çalışıyor?
O DAHA İYİ BİLİR
Ali annesine heyecanla :
-Anne, dedi. Bizim maymunlar soyundan olduğumuz doğru mu?
-Babana sor, o ailesini benden daha iyi bilir.
OKULA NE İHTYACIN VAR
Dilim, küçükken fena halde teklerdi. Beş dakikalik konuyu bir saatte
anlatırdım. Nihayet bir gün bu durumuma üzülen Haydar Bey amca :
-Evladim, dedi. Beşiktaş'ta bir okul varmış. Orada bu kekemelik hemen
duzeltiliyormuş.
Ben aldığım gibi adresi, doğru Beşiktaş'a. Fakat okulun yerini tam
bilmediğim için, yolda birisine sorayım dedim ama tabi bir saatte.
-Af af afedersiniz , aca aca aca acaba kekekeme okulu neerede?
Adam yüzüme baktı baktı ve :
-Oğlum sen maaşallah ne güzel kekeliyosun, okula ne ihtiyacın var? dedi.
ÖYLEYSE NEDEN YEDİNİZ?
Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak :
-Ne var sizin karnınızda teyze, der.
Kadın :
-Çocuğum var evladım, diye cevap verir.
-Sizin çocuğunuz mu?
-Evet.
-Onu seviyor musunuz?
-Evet.
-Çok mu seviyorsunuz?
-Evet evladım.
-Öyleyse onu neden yediniz?
SANATÇI SADİ
Fatih'te bir lisede müzik öğretmeni olan Sadi Yorulmaz, yaz tatilinde bir
sahil gazinosuna iş için gider.Gazino sahibi istediği vasıfları anlatır.Sadi
beyde cevap verir :
-Beyefendi, hem keman; hem saksafon çalarım ama burada yanlızca keman çalmak
isterim, deyince patron :
-Hayrola, neden? diye sordu.Sadi bey cevapladı :
-Neden olacağı var mı?Bir yandan saksafon çalayım derken ; bir yandan kemanı
kim çalabir ki?
SIRALAR TAHTADAN
Ali, okula yeni başlamıştır. Akşam babası sorar :
-Okul nasıl geçti?
-Sorma baba, daha ilk günden sahtekarlığı öğrettiler. Bizim sınıfın
kapısında 1. sınıf yazıyor, ama sıraların hepsi tahtadan.
YALAN MI?
Öğretmen tarih dersinde öğrencilerden birini sözlü sınava kaldırmıştı :
-Söyle bakalım yavrum...Napoleon Bonapart Fransa tahtına çıkınca ne yaptı?
-Oturdu öğretmenim!
SIRALAR TAHTADAN
Ali, okula yeni başlamıştır. Akşam babası sorar :
-Okul nasıl geçti?
-Sorma baba, daha ilk günden sahtekarlığı öğrettiler. Bizim sınıfın
kapısında 1. sınıf yazıyor, ama sıraların hepsi tahtadan.
SİZ DE YOKTUNUZ
Öğretmen, tarih dersinde Hasan'a sordu :
-Bana yüzyıl önce olmayan birkaç şey söyle bakalım.
Hasan düşündü :
-Örneğin ben yoktum, dedi.Öğretmen güldü
-Biliyorum senin olmadığını, dedi ve başka örnekler vermesini istedi.
-Örneğin siz de yoktunuz!
SORU
Öğretmen, öğrencilere :
-Sizlere sorular soracağım.Birinci soruyu bilene ikinci soru
sorulmayacak.Şimdi söyle bakalım Ahmet, bir hindinin kaç tane tüyü vardır?
-9567 tane tüyü vardır öğretmenim!...
-Nereden öğrendin bunu?
-Öğretmenim, hani birinciyi bilene ikinci soruyu sormayacaktınız?!...
TERCÜME
İngilizce dersinde öğretmeni çocuğa sordu :
-Oğlum, sana Türkçe cümle söyleyeceğim, sen bunu İngilizceye çevireceksin.
-"Çocuk, koştu koştu, denize düştü, boğuldu..."
Öğrenci yanıt verdi :
-The boy tıkıdık, tıkıdık, culup, glu, glu...
YALAN OLMAZ MI?
Yaşlı öğretmen Ali'ye fiillerde zamanı öğretiyordu :
-Bak Ali, dedi. "Ben güzeldim" dersem geçmiş zaman olur.Peki, "Ben güzelim"
dersem ne olur? Küçük Ali düşünmeden cevap verdi:
-Yalan olmazmı öğretmenim?
YANLIŞLIK
Ali karnesini babasına gösterdi.
Babası :
-Oğlum ne biçim karne bu?Hep 1, 2, 0.
-Öğretmenimiz biraz dalgındır da.Bu haftaki Spor-Toto tahminlerini
yanlışlıkla benim karneme yazmış olacak!...
YARDIM
Küçük manav çırağı, ufak el arabasına kavun yüklemiş, yokuştan güçlükle
çıkıyordu.Yoldan geçen bir adam, çırağa yardım, edip, arabayı, yokuşun öte
başına çıkardılar.Adamcağız yüzündeki terleri silerek sordu :
-Senin ustan nasıl adam böyle?Hiç bu kadar kavun yükletilir mi?!...Ben bunu
götüremem demedim mi?
-Dedim ama...
-Aması ne?...
-Elbet bir budala çıkar, sana yardım eder, dedi!..
ZAMANE
Karne günüydü.Küçük oğlan okuldan döndü.Annesi :
-Karnen nerede? diye sordu.
Çocuk güldü :
-Arkadaşıma ödünç verdim.Babasını korkutacak...